İran’da Askeri Yönetim İddiası: Hamaney’in Oğlu Güçten Düşmüş Durumda**
**
İran’da siyasi dengelerin altüst olmasına neden olacak çarpıcı bir iddia New York Times’tan (NYT) geldi. Gazeteye göre, ABD ve İsrail’in düzenlediği bir hava saldırısında ağır yaralanan Mücteba Hamaney, şu an saklanmakta ve ülkenin yönetimi tamamen Devrim Muhafızları generallerine devredilmiş durumda. NYT, bu bilgiye ulaşmak için 23 farklı kaynağıyla görüşerek İran’ın artık din adamları tarafından değil, doğrudan askeri liderler tarafından yönetildiğini ortaya koydu.
**Hamaney Ailesinin Durumu**
Mücteba Hamaney’in liderlik pozisyonundaki belirsizlik, ülke yönetiminde ciddi bir otorite boşluğu yaratmış durumda. 28 Şubat’ta ailesiyle birlikte kaldığı yerin bombalanması sonucu hem babası Ali Hamaney’i hem de diğer yakınlarını kaybeden Mücteba, ağır yaralarla bu saldırıdan kurtuldu.
**Sağlık Sorunları ve Kamu Görünürlüğü**
NYT’ye konuşan yetkililer, Mücteba Hamaney’in sağlık durumunun son derece kritik olduğunu belirtti. Bir bacağını üç kez ameliyat ettiren Hamaney, şu an protez bekliyor. Diğer elinde de bir operasyon geçirdi ve bu el yavaş yavaş fonksiyonlarını geri kazanıyor. Yüz ve dudaklarında ciddi yanıklar mevcut, bu da onun konuşmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle, Mücteba Hamaney’in kamuya açık bir şekilde sesli ya da görüntülü mesaj vermekten kaçındığı kaydedildi. Tedavisinin başında olan isimlerden biri ise kalp cerrahı olarak görev yapan Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan.
**Askeri Yönetimin Etkisi**
Mücteba Hamaney’in mutlak bir liderlik yetkisine sahip olmaması ve ağır yaralı durumu, yönetimi Devrim Muhafızları Ordusu’na (IRGC) bırakmış bulunuyor. Eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın danışmanlığını yapmış olan Abdolreza Davari, “Mücteba, bir yönetim kurulunun başkanı gibi davranıyor. Generallerin önerilerine büyük ölçüde güveniyor ve kararları onlar alıyor” dedi. İran-Irak savaşında birlikte görev almış Devrim Muhafızları komutanları, günümüzde ülkenin etkili karar alıcıları konumundalar. Bu “askeri yönetim” içinde Parlamento Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Başkomutan Tuğgeneral Ahmed Vahidi ve Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı General Muhammed Bakır Zolgadr gibi isimler yer alıyor.
**Savaş Stratejisi ve Dış Politika**
NYT’nin analizine göre, savaş stratejileri, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve dış politikalar tamamen generallerin kontrolünde. Seçilen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, büyük ölçüde dışlanmış durumda; onlara yalnızca gıda ve yakıt tedariki gibi iç meselelerle ilgilenmeleri talimatı verildi. Sivil hükümetin itirazlarına rağmen İslamabad’daki barış görüşmelerinden çekilme kararı da yine generaller tarafından alındı.
Savaşın maliyetinin 300 milyar doları bulduğunu vurgulayan Pezeşkiyan’ın uyarıları, ABD’nin deniz ablukasına karşı öfkeli olan “Şahin” generaller tarafından dikkate alınmadı. Sonuç olarak, karar süreçlerinde askeri güçlerin etkisi giderek artmakta.