İsviçre’de yer alan bilim insanları, yerin derinliklerinde gerçekleştirdikleri yenilikçi bir deney ile fay hattını harekete geçirmeyi başardı. Bu süreçte, yaklaşık 8 bin mikro deprem meydana geldi. Araştırmacılar, elde ettikleri bilgilerin gelecekte deprem risklerini azaltmaya yönelik önemli veriler sağlayacağına inanıyor.
Deney, İsviçre Alpleri’nde bulunan BedrettoLab adlı yer altı laboratuvarında gerçekleştirildi. Bu laboratuvar, Furka Demiryolu Tüneli’ne bağlı 5,2 kilometrelik bir havalandırma tünelinin içinde yer alıyor ve fay hatlarını detaylı bir şekilde incelemek için özel olarak tasarlandı. Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü (ETH Zurich) jeoloji profesörü Domenico Giardini, deneyin başarılı bir şekilde tamamlandığını ve amacın Dünya’nın iç yapısı ile ilgili derinlemesine bilgi edinmek olduğunu belirtti. Giardini, laboratuvarın deprem araştırmaları açısından eşsiz olduğunu ifade ederek, “Üzerimizde yaklaşık 1,5 kilometre kalınlığında bir dağ var. Bu sayede fay hatlarını yakından gözlemleyebiliyor ve hareketlerini inceleyebiliyoruz. Hatta bazı durumlarda onları kendimiz tetikleyebiliyoruz” şeklinde konuştu.
Deneyde, “FEAR-2” adı verilen bir yöntem kullanıldı. Nisan ayı sonunda, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen bilim insanları, tünelin kaya duvarlarına açılan sondaj deliklerinden toplamda 750 metreküp su pompaladılar. Bu su enjeksiyonu ile mevcut fay hattının harekete geçirilmesi ve yaklaşık 1 büyüklüğünde kontrollü bir deprem oluşturulması amaçlanıyordu. Bilim insanları, yeni bir fay hattı yaratmadıklarını, yalnızca mevcut hattın hareketini kolaylaştırdıklarını vurguladılar.
Deney sırasında güvenlik önlemleri gereği tünelde kimse bulunmazken, tüm süreç uzaktan ETH Zurich laboratuvarından kontrol edildi. Sonuç olarak, hedeflenen fay hattında ve ona dik uzanan diğer faylarda toplamda yaklaşık 8 bin küçük sismik olay meydana geldi. Bu sarsıntıların büyüklükleri -5 ile -0,14 arasında değişti. Araştırmacılar, hedeflenen 1 büyüklüğüne tam olarak ulaşılamadığını, ancak sonuçların beklentilerin hemen altında kaldığını belirtti. Giardini, daha önce laboratuvar ortamında küçük ölçekli deprem deneylerinin yapıldığını ancak bu derinlikte ve ölçekte bir çalışmanın ilk kez gerçekleştirildiğini ifade etti.
Elde edilen verilerin, Haziran ayında planlanan yeni deneylerde daha büyük kontrollü sarsıntılar oluşturmak için kullanılacağı bildirildi. Bilim insanları, deneyin yüzeyde herhangi bir hissedilir etki yaratmadığını ve tamamen güvenli olduğunu vurgulayarak, çalışmanın yer altı kazıları, enerji üretimi ve madencilik faaliyetleri açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Giardini, “Belirli büyüklükte depremleri oluşturmayı öğrenirsek, onları nasıl önleyeceğimizi de öğrenebiliriz” dedi.
Araştırmacılar, geçmişte bazı endüstriyel faaliyetlerin ciddi depremleri tetiklediğini hatırlatarak, 2017 yılında Güney Kore’nin Pohang kentinde jeotermal enerji çalışmaları sırasında meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depreme örnek verdiler. Bilim insanları, yer altı çalışmalarının tamamen durdurulması gerektiğini savunmadıklarını, ancak bu faaliyetlerin daha güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için deprem mekanizmasının daha iyi anlaşılması gerektiğini vurguladılar.