Hayati ARIGAN/NİNGXİA
[email protected]
Bir zamanlar ‘gökyüzünde kuşun uçmadığı, yerde otun bitmediği’ bir çöl olarak tanımlanan Çin’in Ningxia Hui Özerk Bölgesi’ndeki Baijitan Ulusal Doğa Koruma Alanı, bugün dünyanın en başarılı ekolojik restorasyon projelerinden biri oldu. Yaklaşık 70 yıldır sürdürülen bilimsel ağaçlandırma ve çölleşmeyle mücadele çalışmaları sayesinde bölgede dev bir yeşil kuşak oluşturulurken, çölün ilerleyişi durduruldu ve çölün ortasında adeta yeni bir vaha ortaya çıktı.
Üç kuşak boyunca süren yeşillendirme seferberliği
Baijitan bugün yalnızca Çin’in değil, dünyanın da çölleşmeyle mücadele laboratuvarı haline geldi. Şimdiye kadar 125 ülkeden siyasetçiler, bilim insanları ve çevre uzmanları bölgeyi ziyaret ederek Çin’in geliştirdiği kum kontrol teknolojilerini yerinde inceledi. Özellikle saman dama tahtası yöntemi ile sürdürülebilir arazi yönetimi modeli, Afrika, Orta Asya ve Orta Doğu’daki kurak bölgeler için örnek uygulamalar arasında gösteriliyor. Yaklaşık 1.000 kilometrekarelik koruma alanı, Sarı Nehir’in yalnızca 5 kilometre doğusunda yer alıyor. Geçmişte yılda ortalama sadece 170 milimetre yağış alan bölgede şiddetli rüzgâr erozyonu ve kum fırtınaları nedeniyle tarım alanları ile yerleşimler büyük tehdit altındaydı. Hareketli kumullar Sarı Nehir’e kadar ulaşıyor, nehir yatağını doldurarak ekolojik dengeyi bozuyordu.
Çin hükümeti ve bölgedeki ormancılık ekipleri, üç nesil boyunca yürüttükleri çalışmalarla 700 bin mu (yaklaşık 46 bin 600 hektar) alanı ağaçlandırdı. Yaklaşık 1 milyon mu hareketli kumul kontrol altına alınırken, çöl hattı 20 kilometreden fazla geri çekildi. Bugün bölgedeki orman ve bitki örtüsü oranı yüzde 41’e ulaştı. Eskiden ‘çöl ilerliyor, insanlar geri çekiliyor’ anlayışının hâkim olduğu bölgede artık ‘yeşil ilerliyor, çöl geri çekiliyor’ anlayışı uygulanıyor.
Baijitan’ın başarısının arkasında yalnızca ağaç dikimi bulunmuyor. Çinli araştırmacılar, dünyada örnek gösterilen “1+4 Hassas Kum Kontrol Sistemi” geliştirdi. Sistemin merkezinde samanlardan oluşturulan dama tahtası şeklindeki kum bariyerleri bulunuyor. Bu yöntem; yağış döneminde çim tohumu ekimi, kuraklığa dayanıklı çalı dikimi, besin torbalı fidan yetiştiriciliği, ilkbahar ve sonbaharda farklı dikim teknikleri ile destekleniyor.
Özellikle Caragana korshinskii ve Hedysarum scoparium gibi kuraklığa dayanıklı bitkiler kullanılarak kum hareketi büyük ölçüde durduruldu. Yılda sadece 170 mm yağış alan bölgede bile yeni dikilen fidanların ilk yıl yaşama oranı yüzde 75’in üzerine, üç yılın sonunda ise bitki örtüsü yüzde 45’in üzerine çıktı.
Bölgede yaban hayatı yeniden kurgulandı
Baijitan’daki değişim yalnızca ağaç sayısıyla sınırlı kalmadı. Koruma alanında bugün; 311 bitki türü ve 129 hayvan türü tespit edilmiş durumda. İlk bilimsel envanterde 306 bitki ve 115 hayvan türü kayıt altına alınmıştı. Restorasyon çalışmaları sonrasında hem bitki hem de hayvan çeşitliliği arttı. En dikkat çekici gelişmelerden biri ise, ekosistemin en üst basamağındaki yırtıcılardan leopar kedisinin yeniden görülmesi oldu. Bu durum, besin zincirinin yeniden kurulduğunu ve ekolojik dengenin büyük ölçüde iyileştiğini gösteriyor. Ayrıca yabani tavşanlar, tilkiler, çeşitli kemirgen türleri, yırtıcı kuşlar, göçmen kuşlar, çok sayıda böcek ve sürüngen türü yeniden bölgede yaşamaya başladı.

Çölün ortasında sürdürülebilir ekonomi
Baijitan yalnızca doğayı korumuyor; aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın da örneğini oluşturuyor. Çin’in geliştirdiği ‘Altısı Bir Arada’ modeli kapsamında; kum sabitleyen ormanlar, meyve bahçeleri, damla sulamalı tarım, su ürünleri yetiştiriciliği, eko-turizm, çevre eğitimi aynı sistem içerisinde yürütülüyor. Böylece çevre korunurken yerel halk için yeni gelir kaynakları oluşturuluyor ve ekolojik restorasyon ekonomik kalkınmaya dönüşüyor.

